Stres Nedir?

Walter Cannon homeostasise (Yaşamın devamı için düzenleyici sistemler yardımıyla organizmanın iç ortamının sabit tutulması-iç denge) karşı bir tehdit ile karşılaşıldığında organizmada “kaç ya da savaş”ı (flight or fight) tepksi ortaya çıktığını göstermiş, bedenin yararlı olan homeostasisini yeniden kurmak için harcadığı çabayla stres tepkilerini göstermiştir. Daha sonra stres, Hans Selye tarafından 1936’da canlı organizmaya yönelen (genellikle zararlı) herhangi bir uyaran ya da homeostatik süreçlerde değişikliklere neden olan herhangi bir durum olarak tanımlanmıştır.

Aynı biliminsanı, stres tepkilerinin uzun süreli devamının patolojik olabilen kronik strese neden olduğunu ortaya koymuştur. Akut ve kronik stresin adaptif(uyumsal) ve yok edici doğası arasındaki bu bölünme, stres psikofizyolojisinin merkez konseptidir. Bu olmazsa olmaz tepkiler yaşamda kalmamızı sağladığı gibi uzun süreli devam etmesi ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden stresi anlamak ve uzun süreli yıkıcı stresler başaçıkmak önemlidir.

Stres Hakkında(Anlamak ve Başaçıkmak)

Stres, baskı altına girdiğimizde, metabolizmanın/canlının kendisini zarar veren etmene karşı direnç oluşturmasıdır. Stres, vücudun içsel ve davranışsal bir savunma şeklidir.

Bu nedenle öncelikli olarak ortadan kaldırılması gereken stres tepkileri değil, stresi oluşturan nedenlerdir.

Metabolizmanın/canlının yaşamını tehdit eden, kendisine ve çevresindekilere zarar verebilecek tehditlere karşı olası riskleri değerlendirmek için uyanık olmasını sağlayan enerjiyi sağlar . Örneğin trafiği yoğun bir otoyolda sevdiklerimizle yolculuk yaparken dikkatli araba kullanmaya çalışmamız istenen/arzulanan bir stres oluşturur. Bu durumda sterssiz olmanız risklidir.

Sahibi olduğumuz şeyler tehdit altındayken, oluşan şartlara boyun eğmek zorunda kalmak, uzun süre bu stresle başetmeye çalışmak bizi ağır bir yükün altında ezmeye başlar.

İçinden çıkamadığımız ve dengeleyemediğimiz birçok stres çeşidi olmasına rağmen gündelik hayatta bir çok stres kaynağı vücut bütünlüğümüzü bozacak, bizim için tehdit oluştaracak şeyler değildir. Trafik yoğunluğu nedeniyle uzun süre yolda kalmak, kötü geçmese de sizin için önemli olan bir sınavın sonucunun açıklanmasının ertelenmesi gibi

John Wayne Mason adlı araştırmacı bu iki tarz stese de insan fizyolojisinin miktarı farklı olsa da benzer tepkiler verdiğimizi, bütün yaşam süresince karşı karşıya kalınan tehdit edici veya hoşa gitmeyen faktörlere karşı gösterilen emosyonel veya arousal reaksiyonlarda yer aldığı düşünülen psikolojik boyutun kritik bir öneme sahip olduğunu ileri sürmüştür.

Stres birçok psikolojik ve psikiyatrik hastalığın nedenleri arasında önemli bir role sahiptir. Strese maruz kalma süresi, stresin şiddeti ve tipi organizma/canlı/kişide farklı tepkilere neden olabilir. Şizofreni gibi genetik yatkınlığın ağır bastığı durumlarda hastalığın ortaya çıkmasında uzun süreli küçük stresörlerin etkili olduğu öne sürülmüşken, biyolojik altyapının belirleyiciliğinin nispeten az olduğu depresyonun oluşumunda orta derecede stresörlerin rol oynadığı bildirilmiştir. Bunun yanında ani şekilde büyük stresörlere maruz kalınması durumunda genetik altyapı normal de olsa travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Akut ve kronik stres farklı mekanizmalara sahip olduğu için organizma/canlı/kişi üzerindeki etkileri farklıdır.

Kişinin çoğu zaman trafikte kalmak gibi göremediği bir yükü tanımlaması ve bu yükten kurtulması zordur. Omuzlarında hissettiği yükün oluşmasına engel olamayan kişinin yapacağı şey, arasıra yükü boşaltmayı (gevşemeyi) öğrenmesidir. Gevşeme çalışmaları en kolay, en hızlı ve en yüksek seviyede, nefes teknikleri ve kas gevşetme egzersizleri uygulamalarıyla gerçekleştirilir.

Kronik / tekrarlayan adale kasılması, yorgunluk vücutta sürekli bir stresin varlığını işaret eder. Her türlü stres oluşumuna karşı vücut, adaptasyon (uyum ) sendromu ile cevap verir(Daha fazla bilgi için “Genel adaptasyon sendromu” ya da “biyolojik stres sendromu” nedir? isimli yazıya bakabilirsiniz).

Farkındalık, nefes teknikleri ve gevşeme, beraberce oluşturularak uygulanmasındaki amaç; strese maruz kalmadan zihinsel ve fiziksel rahatlığı sağlamak, kaldığımızda ise etkilerini azaltmaktır. Vücudumuzda stresli oldğumuzda çalışan sistem ile sakin ve huzurlu olduğumuzda çalışan sistem birbiri ile uzlaşmazlar. Bu nedenle stresi devam ettiren kendimize, insanlara ve günlük yaşama dair inançlarımız ve düşüncelerimiz hakkında farkındalığımızın olması ve bunları değiştirmemiz çok önemlidir. Bir diğer önemli husus ise nefes almayı unutmamak ve gerginliğimizi hissederek bunu azaltmaktır. Kimi zaman stresle başçıkmak için bir uzman desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz. Sonuçta bizlerin bir amacı da, yaşamı biraz daha neşe ve sevinç algılamaları içinde, zevk ve eğlenceye de zaman ayırabilecek şekilde dönüştürmenin becerisini sağlamaktır.

Sevebilirsin...